Copyright © 2009
David K. Miller
davidmiller@groupofforty.com
P.O. Box 4074 Prescott, AZ 86302 USA
http:/www.groupofforty.com
Immun Sistemin Gezegensel Yükseltmedeki Önemi
ve Kişisel Şifalandırma Egzersizleri (Domuz Gribi
dahil)
Juliano bize mayıs 2009 mesajında Dünya enerjisi değişirken immun sistemin
öneminin farkında olduklarını söylüyor. Çoğu zamanlar insanın immun sistemi, onu bozulmamış olarak tutmak için gerekli olan
evrimsel değişikliklere kendini uyarlayamaz, kendini güncelleyemez.
Biz evrime baktığımızda, biz insanın
gezegen üzerindeki yeni enerjiye ve yeni duruma adaptasyonu için, değişmesi
gereken değişik sistemlere bakıyoruz.Biz kendimizi gezegensel gelişimin ve
gezegensel yükseltmenin öğrencileri olarak kabul ediyoruz. Biz birçok değişik
gezegenlere seyahat etmekteyiz kendi galaksimizin içindeki ve bizim
galaksimizin ötesindeki. Biz her zaman türlerin sağkalım için ve adaptasyonu
için içinden geçtikleri süreci incelemekteyiz. Bu evrimsel süreç merak
uyandırmaktadır ve o doğrusal değildir. Belki siz evrimin Charles Darwin’in
çalışması ve diğer evrimsel teorisyenler aracılığıyla benimsetildiği gibi
lineer olduğunu düşünebilirsiniz.
Tabi ki, birçok gerçek vardır, evrimin
lineer(doğrusal) özelliğine dair, öyle ki bir zaman çizgisi üzerinde en sağlam
olanın sağkalımına odaklanmış gözüken bir ilerleme olmaktadır, ve seleksiyon
süreci aracılığıyla en sağlam olanlar sağkalıyor gibi gözükmektedir. Bu
kesinlikle mantıklı gözükmektedir. Ama, kuantum enerjileri olan olaylar vardır
ve enerjiler vardır ve evrimsel sürecin içinde kuantum sıçramaları vardır.
Bazen kuantum sıçraması bir gezegenin üzerinde bir türün sağkalması için zaruridir.
Bu şu demektir ki normal lineer süreç tam olarak toplamına eşit olmayacaktır ve
türün sağkalımı için ortaya çıkması gereken değişim için gerekli bir sonraki
güdüyü sağlamayacaktır. Kuantum enerjisi normal lineer sürecin ötesine geçen
boyut dışı enerjileri içeriye getirir. Bu öteye geçme ve bütünleşme, bir türün
sağkalması için zaruri olan evrimsel sıçramayı yapmasına izin verir.
Bizim ziyaret etmiş ve incelemiş,
çalışmış olduğumuz gezegenler karışık bir resim sunarlar. Zeki ve sizin gibi
bilince sahip olan türlerin bazılarının evrimsel sıçramayı yapması mümkün
olmuştur ve onların kuantum enerjisini bütünleştirmeleri mümkün olmuştur.
Diğerlerinin olmamıştır. Her gezegenin içinden geçtiği süreçler bizim
incelememizin, çalışmamızın bir parçasıdır. Biz farkın ne olduğunu anlamak
istiyoruz. Neden gezegenlerin üzerindeki bazı türler adapte olur gözüküyorlar
ve diğerleri öyle değiller? Farklılık bu güzel biorelativite kavramı ile ilgili
olmalı çünkü sağkalan bir gezegenin üzerindeki türler ve bilinçli varlıklar
biorelativiteyi kucaklamışlardır.
Biorelativite
bir gezegen ile çalışmaktır ve bu, gezegenin türlerin ihtiyaçları ile hizalanmış
değişimleri yapması için gezegenle
telepatik olarak iletişim kurmayı içerir.
Çok basitçe, biz bu süreci ve işlemi bir örnek olarak Yerli
(Kızılderili) Amerikalıların yoluyla anlatacağız. Onlar Dünya Anne’ye dua
edebilmektedirler ve rüzgarlarla konuşabilmektedirler ve hava(iklim)
modelleriyle ve su yollarına konuşabilmektedirler, örnek olarak. Biorelativite
içinde aynı zamanda, Dünya’nın enerjisinin türlerin sistemleri ile etkileşimini
içeren bir geribildirim döngüsü bulunmaktadır.
Bu, Dünya’nın enerjilerinin insana evrimleşmesi için yardım ettiği bir
yol olan biorelativiteyi açıklamanın bir şeklidir. Özellikle, biz Dünya’nın
enerjilerinin insanın immun sisteminin evrimleşmesine yardım etmesinden
bahsediyoruz.
Dünya’ya immun sistemin gelişmesine
yardım etmek için erişimin yolları vardır. Bu aynı zamanda biorelativite
aracılığı ile de yapılabilir, ve biz buna insan için biorelativite diyebiliriz
. Dünya’dan gelen enerjiler insanın aurasının enerji alanı içine doğru
serpiştirilerek dağıtılabilir. İnsan Dünya’nın enerjilerilerini kendi enerji
alanını kuantumsal olarak evrimleştirmek için kullanabilir ve, özel olarak, insanın
immun sistemini evrimleştirmek için.
Auranın enerjilerini çalışmak
faydalıdır ve auranın immun sistem içindeki problemleri nasıl yansıttığını
anlamak . Aurada oluşan delikler, örneğin nükleer enerji kullanımından ve
nükleer bombalardan gelen, Dünya’nın enerjisini direne ederek boşaltabilirler.
Buna benzer olarak sizin auralarınız da aynı şekilde deliklere sahiptir. Eğer
sizin auranız onun içinde eksikliklere, zayıflıklara sahipse, örneğin aşırı
ilaç kullanımından dolayı, o zaman sizin auranız enerji akıtıyor,sızdırıyor
olacaktır. O enerjinin sızması nihayetinde sizin için problemler yaratacaktır
ve sizin immun sisteminiz için ve sizin enerji alanınız için.
İnsan’ın enerji alanı Dünya’nın enerji
alanı ile etkileşmektedir. Bu etkileşim takdir edilmelidir ve anlaşılmalıdır.
Genel olarak insanlar Dünya’nın aynı bir erkeğin veya kadının sahip olduğu gibi
bir auraya sahip olduğunu dikkate almazlar,
Aura insanın Dünya üzerinde sağkalımı için gerekli olan evrensel enerjiyi
içerir. Bu kavramı farketmiş olan ve açıklamaya çalışmış olan bir toplum
Çinlilerdir. Onlar evrensel enerji
dediklerini “chi” olarak tanımlamışlardır.
Chi yaşam gücü enerjisidir. Bir
kişinin enerji alanının içinde çok miktarda chi enerjisi olduğunda, o zaman o
kişi çok canlıdır ve aktiftir. Bir Chi sızıntısı olduğunda, o zaman o kişi
kolaylıkla hasta olabilir.
Aynı zamanda Çinliler chi enerjisini
toplamak için yaratıcı metodlar geliştirmişlerdir. Chi enerjisi bütün gezegenin etrafı boyunca
bulunmaktadır. Chi enerjisi evrenin etrafı boyunca bulunmaktadır, ve şimdi bazı
insanlar chi enerjisini güneş sisteminin dışından aşağıya nasıl getireceklerini
öğrenmektedirler. Gerçekte, şimdi chi
enerjisini Merkezi Güneş’ten bile aşağı
getirmek mümkündür. Siz chi yaşam gücü enerjisini Merkezi Güneş’ten aşağı
getirebilirsiniz, değişik bir yaşam gücü enerjisi içeren bir chi’yi.
Chi enerji alanı en ağırlıklı olarak
ve en görünür şekilde ayrıca Dünya’nın aurasının eneri alanı içinde yer
almaktadır. Biz insanları daha çok chi yaşam gücü enerjisi almaları için ve
Dünya’nın içine doğru aşağı indirmeleri için biraraya getirmeye çalışıyoruz.
Chi sizin göremeyeceğiniz bir enerjidir. Bu sizin dokunamayacağınız bir
enerjidir, ama bu sizin hissedebileceğiniz bir enerjidir. Dünya’nın ve insanın
aurası arasında etkileşimli bir ilişki vardır. Dünya’nın aurası enerji
sızdırıyor olduğunda, o zaman chi enerjisi insan için o kadar güçlü değildir,
ve insanın o kadar fazla yaşam enerjisini toplaması ve kendinde tutması mümkü
olmamaktadır.
Biz şüphesiz şunu diyebiliriz ki bu
sızıntılar nedeniyle Dünya üzerindeki yaşam gücü enerjisi onun olmasına ihtiyaç
bulunduğu kadar güçlü değildir. Dünya üzerinde yaşam gücü enerjisi daha güçsüz
olduğunda, o zaman insanın immun sistemi de daha güçsüz hale gelebilir. Biz
sizinle birlikte bu sızıntıların nasıl mühürleneceğini araştımak için daha
fazla zaman geçirmeliyiz. Biz ayrıca immun sistemin üçüncü bir önemli
özelliğini tartışmalıyız, bu özel olarak bu gezegen üzerinde birçok insanın
endişe ettiği virus saldırıları ile ilgilidir. Bir virüsün temel metodu ve
süreci, işlemi şudur ki o DNA’ya eklenti yapmaya ve onu değiştirmeye çalışır.
Sizin DNA’ nızın değiştirilmesi aracılığıyla, o sizin immun sisteminizin içinde
kendini kopyalamaya imkan bulur. Sonra o çok
saldırgan, işgalci hale gelir ve bu gribi üretir. O sizin sisteminizin
içinde bulunan DNA enerjisini kullanarak , kendisinin kendini-kopyalama
yeteneğine dayanan bir hastalığı üretir.
Virüsü kontrol etmek ve dışarıda,
uzakta tutmak için bizim önerdiğimiz iki metod şunlardır : 1) auranın nabız
atışı metodu 2) sizin DNA sisteminizi kontrol eden ve onu içeren metod ki
böylece sizin enerji sisteminizi işgal etmeye çalışan anormal, sapkın bir
virüse DNA sistemi cevap vermeyecektir ve onun talimatlarını takip
etmeyecektir. Eğer virus sizin sisteminize erişirse, ki bu yapması çok zor
olacaktır, o zaman o virus sizin DNAnızın içine süzülebilir ve sizin en yüksek
faydanıza olmayan komutları işlemeye başlayabilir.
Gezegen üzerinde şimdi sürmekte olan
korku vardır. Bu gezegenin üzerinde olan Domuz Gribi denen güncel virus,
letal(öldürücü) değildir. O gezegen üzerinde dramatik ve hızlı bir şekilde
yayılabilecek bir virüsü temsil etmemektedir. O süreç anormal, sapkın bir virus
olurdu, ve kendini insanların DNA yapılarına eklenti yaparak kopyalamaya
başlayabilirdi ve sonra tahribat yaratabilirdi. Siz korunmak amacıyla sizin DNA
sistemlerinizle nasıl çalışırsınız? Biz yükseltme özelliği açısından buna
bakacağız ve tartışacağız.
Yükseltmenin daha önceki konferansları
ve tartışmaları aracılığıyla biz Yükseltmenin Kodları hakkında çok miktarda
bilgi getirdik. Biz Yükseltmenin Kodlarını temsil eden belirli öz/merkez
kurallar ve öz/merkez sesler olduğu fikrini tartıştık. Bu kodlar tonlanabilir
veya seslendirilebilir. Kodlandırılmış
kelimeleri seslendirerek, sizin enerji sisteminizin içerisindeki DNA, sizin
yükseltmenize izin vermek için gerekli olan değişimleri yapmak üzere aktive
olacaktır. Bu birçok önemli temel
fikirlere sahiptir. İlki şu ki kendini yükseltmek DNAnızın içinde bir
değişiklik gerektirir ! Bu, biz virüslerden bahsederken söylediğimiz DNA
içindeki değişikliğin tam zıttıdır. Biz virüsler hakkında konuştuğumuzda o
zaman biz negatif bir deneyimden bahsediyoruz. O negatif deneyim bir virüsün
bir hastalık yaratmak üzere kendini sizin enerji sisteminizin içinde
kopyalmasına dayanıyor. Bunun zıddı bir durum yükseltme içindeki DNA süreci
olacaktır.
Yüksetmenin içinde, biz sizin
beyninizin, sizin enerji sisteminizin Yükseltmenin Kodları’nın anahtarlarını
açmasına izin verecek olan “pozitif evrimsel kodların” kodlarını, belirli
tonlar ve sesler aracılığı ile açıyoruz. Bu sizin evrimsel sisteminizin içinde
büyük bir evrimsel değişikliğe izin verecektir. Yükseltmenin Kodlarından gelen
bu tonlar ve sesler ve o Yükseltme Kodlarının anahtarlarının açılması Başmelek
Metatron ve Başmelek Mikail aracılığı ile getirilmiştir. Doğru niyet ile, doğru tonlama ile, siz Yükseltmenin
Kodlarını açabilirsiniz böylece sizin DNAnız aktive olacaktır ve sizin
kendinizi yükseltmeniz için evrimsel değişiklikleri yapmanıza izin verecektir.
Domuz Gribi, bu gezegene gelecek olan
birçok virus dalgasının ilki olabilir. Bir tür insanın şu anda olduğu kadar
fazla stres altında olduğunda, o zaman bu çeşit virüsler genellikle yalnız değillerdir.
Virüslerin dalgaları vardır. Bazı insanlar hatta şunu düşünebilirler ki toplumu
dolaşan iki veya üç hatta beş değişik virus dalgası olabilir. Kendinizi sadece
bu virüsten korumanız yeterli olmayacaktır kendinizi bütün süreç anlamında
korumalısınız.
Juliano konferansın devamında
yüksek-atımlı seslerin bilincinizi ve bilincinizin DNA’nız ile ilişkisini
hızlandırdığını söylüyor. Bu seslerle immun sisteminizi temizleyebilirsiniz.
Eğer immun sisteminiz virüse veya yayılımcı işgalci bir enerjiye maruz kalırsa,
o zaman ilk adım bu sesleri kullanarak onu parçalamaya çalışmak olacaktır. Eğer
virus siteminizin içindeyse ve DNAnıza erişmeye çalışıyorsa daha yüksek atımlı
bir ses kullanın. Ancak virus DNAnıza eriştiğinde o zaman o istediğini yapmaya
başlayacaktır. Bu durumda biz bir sonraki sesin içine doğru gideriz(atımı
yükseltiriz), bu ses şu kelimelerdir: “Şifalandırma ışığının benim immun
sistemimin içine girmesine izin ver”
Şifalandırma ışığı sizin immun
sisteminizin içine girdikçe, o zaman sizin immun sisteminizin evrimleşmesinde
bir hızlandırma olur böylece siz sonra şunu diyebilirsiniz, “Ben benim DNAmın
içindeki şifaladırma ışığının kodlarının anahtarını açıyorun”. Siz bunu
söylediğinizde, immun sisteminiz ve onun DNAsı daha yüksek bir titreşime doğru
hızlandırılmış olur. İmmun sistemin hızlandırılmasının içinde, immun sisteminin
titreşimsel enerjisi daha yüksek olan bir enerji seviyesine doğru gider. Daha
düşük enerji parazitik olarak kendini sizin enerji sisteminize eklenti yapamaz
ve kendini kopyalamaya başlayamaz. İmmun sistem enerjisi virüsün üstesinden
gelecek olan daha yüksek bir seviyede titreşmektedir.
Bu egzersiz titreşimsel şifalandırma
tıbbının kavramlarının içine girmektedir. Titreşimsel şifalandırma tıbbı şu
enerjisel prensibe dayanır ki titreşim bütün şifalandırmanın anahtarıdır. Gerçekte, bir kişi hasta olduğu zaman, onun
titreşimsel enerji alanı daha yavaş hale gelir, yavaşlar. Titreşimsel
şifalandırma, enerji alanı içinde bir artış olduğu zaman meydana gelir,
özellikle immun sistemin içinde. O zaman biz şifalandırma kodlarının anahtarını
açabiliriz. Siz kendi enerji sisteminizin içerisinde, kendi immun sisteminizin
beşinci boyuta ait bir şifalandırması için
kodların anahtarını açma yeteneğine sahipsiniz. Siz bu güzel tonları ve sesleri
duyduğunuzda beşinci boyuta ait immun sisteminizi hızlandırmak için gerekli
olan kodları açabilirsiniz, bunlar sizin immun sisteminizin içinde DNAnızı
hızlandıracak ve ilerletecek olan kodlardır.
Juliano konferansı bir nabız atışı egzersizi ile
bitiriyor : Auranızı gözünüzde canlandırın ve onun Kozmik Yumurta şekli içinde
olduğunu görün ve onun mavi olduğunu görün ve onun nabız atışı yaptığını
görün. Şimdi onun benim talimatım
üzerine sıkıştırıldığını (kontraksiyon, bir kasın kasılması) görün. Aura
sıkıştırıldıkça, o sizin karnınızın merkezine, solar plexusa, doğru gider,
küçük bir top olarak. O genişledikçe, o
bütün daha düşük titreşimleri sizin sisteminizden dışarıya doğru iter, daha
düşük bakterileri ve daha düşük virüsleri. Onlar sizin auranızdan dışarıya
atılırlar. Şimdi sizin enerji alanınız nabız atışı yapmaya başlar ve o çok daha
çabuk bir hızda nabız atışı yapar. O
daha çabuk bir hızda nabız atışı yaptıkça, o nabız atışı daha düşük enerjili
virüslerin ve bakterilerin içeri girmesini engelleyecektir. O şöyle bir hızda
nabız atışı yapmaktadır: (çabuk olarak şu sesleri tonlar tat, tat, tat, tat, tat). O
nabız atışı yaparken, nabız atışının yükselerek sizin titreşerek parıldama
(shimmering) yapmaya başladığınız bir noktaya geldiğini hissedin. Siz
titreşerek parıldarken, siz sizin beşinci boyuta ait bedeninize bağlantılısınız
ve sizin beşinci boyuta ait immun sisteminize. Siz sizin beşince boyuta ait
immun sisteminizden gelen kuantum ışığına ve kuantum enerjisine erişebilirsiniz.
Tercümeler : Sevgi
Özer
Türkiye Arkturuslu
GOF Koordinatörü
ozer.sevgi@gmail.com